Carl Gustav Jung İle Gizemli Bir Yolculuk: Kolektif Bilinçdışı

Tarihte farklı kültürlerde benzer örüntülere sıkça rastlanmaktadır. Örneğin, İran-Pers mitolojisinde bulunan Şahmeran ile Yunan mitolojisinde bulunan Medusa birçok açıdan benzerlik göstermektedir. En büyük benzerlikleri ise bu iki mitolojik unsurun da belden aşağısı yılan, üstü ise insan olmasıdır. (Balıkçı, 2018). Bu örneğe ek olarak, İskandinav mitolojisi ile İslamiyet dini arasındaki benzerliktir. İskandinav mitolojisine göre ragnarok yani kıyamet vakti geldiği zaman köprü bekçisi olan Heimdall, Gjallarhorn isimli borusunu öttürerek kıyameti haber verecektir (Kozan, 2013). Aynı hikâye İslamiyet dinine göre de gerçekleşecektir. Kıyamet vakti geldiği zaman İsrafil meleği, Sur isimli borusunu üfleyerek kıyametin haberini verecektir. Dolayısıyla kültürler arası iletişim ve etkileşimin çok sınırlı olduğu bu zamanlarda böylesine bir tesadüf mümkün müdür? Nesnel ve bilimsel bakış açısında olasılıklara yer olmasına rağmen tesadüflere yer yoktur. Carl Gustav Jung, bu ve bunun gibi farklı kültürlerde var olan aynı motifleri açıklamak için kolektif bilinçdışı kavramını geliştirmiştir. Motiflerden kasıt kültürlerin içinde bulunan gelenekler, mitler, destanlar, masallar… gibi sözlü ve yazılı olarak bir sonraki nesle aktarılan kaynaklardır. Jung’un kolektif bilinçdışı kavramı, Freud’un kişisel bilinçdışı kavramından daha geneldir. Kişisel bilinçdışı daha önce bilinç alanında olan ancak daha sonra unutulan bilgileri ve bilincin dikkatinin üzerinden çekildiği içerikleri bulundurur. Kolektif bilinçdışı ise sadece bastırılmış malzemeleri değil aynı zamanda psişe için önemli olmayan ve bilinçten çıkmış materyali de içerir. Psişe, Jung’un analitik yaklaşımının en önemli parçasıdır. Psişe, bilinç ve bilinçdışının bir toplamıdır. Tüm bilinçli olan ve olmayan psikolojik süreçlerin bir bütünüdür. Kolektif bilinçdışı ve psişe birbirine bağlıdır. Jung’a göre, bireyin psişesinin bütünlüğü bozulursa psikolojik bozukluklar meydana gelebilir. Psişe buna ek olarak bireyin kişiliğindeki bilince kabul edilmemiş ve gelişmemiş bölümleri de kapsar.  Kişisel bilinçdışı, kolektif bilinçdışına göre daha yüzeye yani bilince daha yakındır. (Pehlivan, 2017). Kolektif bilinçdışının içeriği arketiplerden oluşur. Arketipler bilinçten önce var olan ve dünyayı kavramsallaştırmamızı sağlayan ögelerdir. Kolektif bilinçdışında var olan örüntülerdir. Bireyin gerçekliğini düzenler. Kolektif bilinçdışından bilince doğru uzanan köprülerdir. Jung, hayatta ne kadar obje ve olay varsa o kadar çok arketip olduğunu belirtmiştir. Ayrıca arketiplerin var olması için insanın o arketipleri deneyimlemesi gerekmez. Yani arketipler insanların geçmiş hayatının bir ürünü değildir. Kolektif bilinçdışının ve arketip kuramının zayıf yönlerine bakacak olursak nesnellikten uzak olduğunu belirtebiliriz. Her ne kadar farklı kültürlerde bulunan mitlerin, destanların, masalların, davranışların benzerlikleri kolektif bilinçdışına bir kanıt olsa bile kolektif bilinçdışı aynı kişisel bilinçdışı gibi nesnel bir şekilde ele alınamamaktadır. Ayrıca geçerliğin ve güvenirliğin iki önemli unsuru olan sınanabilme ve ölçülebilme kriterlerini karşılayamamaktadır. Bugün ortaya atılan bir hipotezin dikkate alınabilmesi için ön koşul geçerliğinin ve güvenirliğinin yüksek olmasıdır. 

Sonuç olarak Jung, ortaya attığı analitik psikoloji kuramı, kolektif bilinçdışı ve psişe gibi kavramlar ile insanların sahip olduğu ortak temaları açıklamaya çalışmıştır.

Kaynakça

Balıkçı, Ş. (2018). Şahmeran efsanesi ve yılan tılsımlarının psikanalitik açıdan değerlendirilmesi. Folklor Akademi Dergisi1(1), 53-64.

Kozan, M. (2013). Kuzey mitolojisinin günümüz popüler kültürüne yansımaları. Türkiye Sosyal Araştırmalar Dergisi173(173), 245-254.

Pehlivan, B. M. (2017). Kültür, kolektif bilinçdışı ve semboller: Miyazaki ve ‘Ruhların Kaçışı’ üzerine bir inceleme. Erciyes İletişim Dergisi5(1), 362-378.

Şen, V. I. (2017). Isis ve Horus’ tan Meryem ve Çocuk’a. Journal of Awareness (JoA)2(Special), 463-470.    Sonuç olarak Jung, ortaya attığı analitik psikoloji kuramı, kolektif bilinçdışı ve psişe gibi kavramlar ile insanların sahip olduğu ortak temaları açıklamaya çalışmıştır.

Kaynakça

Balıkçı, Ş. (2018). Şahmeran efsanesi ve yılan tılsımlarının psikanalitik açıdan değerlendirilmesi. Folklor Akademi Dergisi1(1), 53-64.

Kozan, M. (2013). Kuzey mitolojisinin günümüz popüler kültürüne yansımaları. Türkiye Sosyal Araştırmalar Dergisi173(173), 245-254.

Pehlivan, B. M. (2017). Kültür, kolektif bilinçdışı ve semboller: Miyazaki ve ‘Ruhların Kaçışı’ üzerine bir inceleme. Erciyes İletişim Dergisi5(1), 362-378.

Şen, V. I. (2017). Isis ve Horus’ tan Meryem ve Çocuk’a. Journal of Awareness (JoA)2(Special), 463-470.

Share on facebook
Facebook
Share on twitter
Twitter
Share on pinterest
Pinterest
Share on whatsapp
WhatsApp
Share on email
Email

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Editör Girişi