Okunuyor:
Çocuklarda Cinsel Eğitim
Paylaş:
Image

Çocuklarda Cinsel Eğitim

Büşra Tuncer
2 yıl önce

Cinsellik, insanoğlunun varoluşuyla eşdeğer bir geçmişe sahip olmasına rağmen konuşulması gereken bir konu haline gelmesi 20. yüzyılı bulmuştur. Uzun bir geçmişe sahip olmasına karşın günümüzde hala kimi kesimlerce bir tabu olarak kabul edilmesi bireylerin gelişimini olumsuz etkilemektedir. Oysaki cinsellikle ilgili sorunların kaynağında; gereken zamanda bireyle konuşulmaması, üzerinin örtülmesi, yanlış bilgi verimesi, konuşulursa bireyin buna teşvik edileceği düşüncesi, panikle karşılanması gibi yanlış tutumlar yatmaktadır (Tuğrul & Artan, 2001). “İnsanlar bilmedikleri konularla uğraşmazlar.” önyargısı cehaleti arttırmanın yanında çocukların kulaktan dolma yanlış cinsel bilgilerle büyümesine, istismar ve ihmal vakalarının artmasına, temelinde cinselliğin yattığı psikolojik bozuklukların artmasına ortam hazırlamaktadır. Birkaç pilot okul ile sınırlandırılarak 5-6 yaş grubu çocukları olan anne-babaların çocuk cinsel gelişimi ve eğitimiyle ilgili bilgi ve düşüncelerini incelemek maksadıyla yapılan bir araştırmaya göre ebeveynlerin yeterli bilgiye sahip olmadığı çarpıcı bir biçimde gözler önüne serilmiştir (Eliküçük & Sönmez, 2011).

Peki Cinsel Eğitim Nedir ve Çocuğa Bu Eğitim Nasıl Verilmelidir?

Amerika Birleşik Devletleri Cinsel Bilgi ve Eğitim Konseyi (Sexuality Information and Education Councilof the United States, SIECUS)’ ne göre cinsel eğitim; bilgilendirme, tutum geliştirme, inançlar, değerler, ilişkiler ve mahremiyet konularını ele alan ve yaşam boyu devam eden bir süreçtir. Cinsel eğitim, cinsel roller, kişiler arası ilişkiler, sevgi, mahremiyet, vücut algısı ve üreme sağlığı konularının hepsini birden kapsayan bir eğitimdir (SIECUS, 2004).

Görüldüğü üzere cinsel eğitim tanımı, algılananın aksine son derece kapsamlı bir yapıya sahiptir. Bu kapsam boyutunda dikkat edilmesi gereken cinsel eğitimin yaşam boyu devam ettiği ve her yaş grubuna göre farklılık gösterdiğidir. Bu yazıda ele alınacak yaş grubu 0-6 yaş aralığında olacaktır.

0-6 yaş aralığındaki çocukların dünyayı algılama isteği ve merak duygusunun üst eşik sınırı son derece yüksektir. Böylesine geniş bir yelpazeye sahip olan çocuğun cinsel eğitim kapsamına giren basit düzeydeki konuları merak etmesi kaçınılmazdır. Bunun yanında soyut olanı algılama yeteneklerinin henüz gereken kadar gelişmemiş olması cinsellik konusunda merak ettiklerini daha basit anlatmayı gerektirir. Basitlikten kasıt ” Seni leylekler getirdi.” şeklindeki ifadeler değildir; çünkü bu gerçeği yansıtmayan bir ifadedir. Daha ziyade çocuğun anlayabileceği örneklerle çocuğun sorduğu sorunun sınırları dahilinde cevaplar verilmesi gerekir. Çocuğa verilen cevaplar kadar sorduğu sorular karşısında gösterilen tutum da önemlidir. Çünkü ebeveynin sergileyeceği her davranış, değişen her yüz ifadesi çocuğun bu konu üzerindeki merak duygusunu yeteri kadar karşılayabileceği gibi aksine daha da merak etmesine veya bu tarz konularla ilgili soru sormanın yanlış olduğunu düşünmesine bu yüzden de şuçluluk duymasına sebep olabilir. Çocuğun yönelttiği soru karşısında ebeveynin panik olmaması, gülüşmelerin yaşanmaması veyahut çocuğa “Senin yaşın bunları konuşmak için çok küçük.” gibi cümlelerin kurulmaması gerekir. Soruyu cevaplayan ebeveynin cinsellikle ilgili önyargılarının olmaması, cevabı verirken sesinin titrememesi, yüzünün kızarmaması, beden diliyle rahat olduğunu hissettirmesi gerekir.

Kimi zamanda sorular direkt olarak cinselliği temsil etmese de cinsel eğitimin bir parçası sayılır. Çocuklar kendi vücutlarını başkalarıyla karşılaştırma eğiliminde olabilirler. Bu eğilim sebebiyle ebeveynlerden birisiyle banyo yapmak isteyebilir. Bu durum karşısında ebeveynlerden aynı cinsiyetten olan mayolu olarak çocuğa eşlik etmeli ve birkaç eşlik etmenin ardından çocuğa artık onunla banyo yapamayacağı yalnızca onun banyo yapmasına yardımcı olabileceği izah edilmelidir. Bu eşlik etmeler sırasında çocuk mayonun olmamasını isterse çocuğa insanların vücutlarında özel bölgelerin olduğu ve kişi istemediği sürece özel bölgelerine başka birisinin dokunmasına veya görmesine izin verilmemesi gerektiği açıklanmalıdır. Bu açıklama sayesinde çocuk mahremiyet duygusunu öğrenecektir. Böylece çocuk ihmal ve istismarlarına karşı da önlem alınmış olunacaktır.

Değinilmesi gereken bir başka konuda çocuklarda görülen ilkel düzeydeki mastürbasyondur. Mastürbasyon, çocuğun cinsel organıyla oynaması ya da herhangi bir yere sürtünmesidir. Mastürbasyon gelişimsel sürecin bir parçasıdır. Çocuğu bu konuda engellemek davranışın artmasına neden olabilirken ebeveynlerin “ayıp, günah” gibi ifadeleri olağan durumu korkutucu bir şeymiş gibi algılamasına sebebiyet verebilir. Yapılması gereken görmezden gelmemenin yanı sıra aşırı bir tepkide de bulunmamaktır. Böyle bir durumun yaşandığını fark eden ebeveynler bunun her ortamda yapılamayacağını vurgulayarak çocuğa bu durumun mahremiyetin bir parçası olduğunu açıklamalıdır.

Bu süreçte yaşanılan toplumun özellikleri, cinsel eğitimin sınırlarında etkin rol oynayacaktır. Toplumumuzda çocuğun, herkesin çocuğu sayılması özel alan kavramını karmaşıklaştırabilir. Bu kavram kargaşasına sebebiyet vermemek, istismarların engellenmesini sağlamak, bilgi kirliliğini yok etmek, bilinçli bireyler yetiştirmek ve cinselliğin gelişimin boyutlarından biri olduğunun kavranmasını sağlamak adına toplumun eğitimi çocuğun eğitimi kadar önem arz etmektedir.


Kaynak:

Görhan, G.(2012), Çocuğunuzla İlgili Bilmek İstediğiniz Her Şey, Nobel Akademik Yayınları, Ankara.

Kızıldağ, Ö.(2012), Çocukları Anlama Klavuzu, Elma Yayınları, Ankara.

Çalışandemir, F., Bencik, S., Artan, İ.(2008), Çocukların Cinsel Eğitimi: Geçmişten Günümüze Bir Bakış, Eğitim ve Bilim, Cilt 33, Sayı 150.

Eliküçük, A., Sönmez, S.(2011), 6 Yaş Çocuklarının Cinsel Gelişim ve Eğitimiyle İlgili Ebeveyn Görüşlerinin İncelenmesi, Aile ve Toplum Dergisi, Cilt 7, Sayı 25.

Tuğrul, B., Artan, İ.(2001), Çocukların Cinsel Eğitimi ile İlgili Anne Görüşlerinin İncelenmesi, Hacettepe Üniversitesi Eğitim Fakültesi Dergisi, 20(141-149).

Bunları beğenebilirsiniz.

Image

PsikoPress Yapımı Sihirli Değnek: Terapi Odası

Her öyküye değil, çoğu zaman tamamlanamamışlara kalem tutar terapi odaları. Tamamlananlar sıcak bir gülümseme eşliğinde anılarda tazelenirken ...

Image

Rakamlarla Dünyada Kadın Olmak

Şiddet, birey üzerinde fiziksel bir gücün ya da iktidarın kasıtlı bir biçimde uygulanması sonucu psikolojik hasara, ölüme veya fiziksel yaralanmaya yol açmasıdır.

Image

Duygular İnsan Yaşamında Neden Önemlidir?

“Mesele, duyguları aklımızdan söküp atmak ya da arkalarına saklanmak değil, bunları kabul ederek yaşamak ile ilgilidir.”

arrow-up icon