Empati

Koyu bir sohbet içerisindesiniz, arkadaşınız size “şimdi neden böyle düşünüyorum, anladın mı?” şeklinde bir soru yönlendirdi. Yaşanılan olay her neyse onu gerçekten anlayabilmek için ne gerekiyor? Orada bulunmak mı, hikayenin karakterlerinden biri olmak mı, daha önce sizin yaşadığınıza benzer nitelikte bir olay ile karşı karşıya olmanız mı. Hayır. Gerçekten anlamanız için bu sıraladıklarım ve nicesi tek koşul değil. 

Empati, karşınızdaki insanın ne hissettiğini anlama ve buna en uygun şekilde karşılık verme anlamına gelir. Empati, birçok kuramcı tarafından en genel tanımıyla bu şekilde aktarılsa da kavrama yüklenen anlam çeşitlilik göstermektedir (Pişkin., 1991).

Empatinin oluşması için öncelik sağlıklı bir iletişim alanı ve doğru bir alıcı-verici etkileşimi olması gerekir. Empati becerisi bir tür iletişim becerisidir. Karşınızdakini dinlediğiniz, dinlediğinizi algılama ve yorumlama yeteneğinizin ne kadar iyi olduğuyla doğru orantıda ilerlese de bunu geliştirip iyileştirmek belirli eğitimlerle de mümkün (Pişkin,. 1991).

Bir insanın ne kadar empatik olduğu bizim için neden bu kadar önemli? Gibi bir soruyu kendimize sorduğumuzda ise alacağımız cevaplar çok nettir. İnsan yaşamı boyunca sosyallikten uzak kalamaz ve sosyal ortam içerisinde iletişim her zaman öncelikli koşulumuzdur. İletişim ile bir barış antlaşması imzalanacağı gibi bir savaşta başlatılabilir. 

Empati kurabilme düzeyini ölçmek için birçok kuramcı farklı yollar denemiştir. Ölçümlerin farklılık göstermesinin en büyük sebebi, empatinin farklı bakış açılarıyla ele alınmasıdır (Dökmen., 1987). Empatinin kişilikle bağlantılı olduğunu düşünen kuramcılar ve empatinin algı becerisiyle ilişkili olduğunu düşünen kuramcılar farklı ölçüm yöntemleri geliştirmiştir (Dökmen., 1987). 

Empati, düşündüğümüzden daha derin ve insan hayatında büyük ölçüde ihtiyaç duyulan bir kavramdır.

Yaşamın ilk dönemlerinde aile içinde anne-baba ilişkisiyle başlayıp, okul hayatıyla başlayan sosyalleşme sürecimizde devam eden, iş alanımızdan siyasete kadar her zaman gerek bizim gerekse karşımıza çıkan insanlardan beklediğimiz belki de en önemli beceridir. Size benzemeyen o insanla, sizin hayatınıza benzemeyen o yaşam tarzıyla, o dille ve o ırkla bir bütün olmanızı ancak kendinizi onun yerine koyup, onun gibi düşünüp ve onun gibi hissettiğiniz zaman anlayabilirsiniz. Empati kurmamak yalnızca bir insanı anlamamakla sınırlı kalmayıp, ön yargılı ve ayrımcı her düşünceyi beraberinde davranışı ortaya çıkarabileceğini unutmayalım.

Kaynaklar

Pişkin, M. (1991) Empati, Kaygı ve Çatışma Eğilimi Arasındaki İlişki. Ankara Üniversitesi Eğitim Bilimleri Dergisi, 776-780.Dökmen, Ü. (1987) Empati

Kurma Becerisi İle Sosyometrik Statü Arasındaki İlişki. Ankara Üniversitesi Eğitim Bilimleri Dergisi, 184-188.

Share on facebook
Facebook
Share on twitter
Twitter
Share on pinterest
Pinterest
Share on whatsapp
WhatsApp
Share on email
Email

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Editör Girişi