Okunuyor:
İyi Hissetmek
Paylaş:
Image

İyi Hissetmek

Avatar
Yazar: Zirve Paşa
2 yıl önce

Depresyonun Etkinliği Klinik Olarak Kanıtlanmış İlaçsız Tedavisi Psikopress’in kitap analizine ayrılan bu kısmını sizler için bibliyoterapi niteliğinde olan İyi Hissetmek kitabını tanıtmak amacıyla ayırdık.

Eski Yunan’da bir kütüphanenin girişinde, kapının üzerinde yazılı olan bir tümce ile özetlenen terim, bibliyoterapi, ‘İnsanın Ruhunun İyileştirildiği Yer’ olarak belirtilmektedir. Bir diğer tanımda ise ‘İnsanların kimi temel gereksinimlerini tanıyıp doyum sağlama ve iyileşmelerinde onlara yardımcı olabilmesi için kitaplardan yararlanma süreci olarak açıklanır.’ (Öner 2007, Akt. Bulut 2010).


”İşte size iyi bir haber; kendinizi kaygı, suçluluk, kötümserlik, erteleme, düşük benlik saygısı ve depresyonun diğer “dipsiz kuyu” larından ilaçsız kurtarabilirsiniz! İYİ HİSSETMEK ‘te, psikiyatrist David Burns duygularınızı harekete geçirecek ve hayata daha olumlu bakmanızı sağlayacak, bilimsel olarak test edilmiş teknikler sunuyor.


  • Duygu durumunuzdaki dalgalanmaların nedenlerini anlayın
  • Olumsuz fikirleri kafanızdan silip atın
  • Suçluluk duygunuzla başa çıkın
  • Sevgi ve onay bağımlılığınızın üstesinden gelin
  • Özgüveninizi arttırın
  • “Hiç bir şey yapmamak” ile baş edin
  • Depresyonun acı veren girdabından kurtulun


“Okunacak ve tekrar okunacak bir kitap!” 

-Los Angeles Times-

(Tanıtım Bülteninden) “

Tanıtım bölümünden alınan bu kısım her ne kadar bazı kişisel gelişim kitaplarının şişirilmiş beklentiler ile okuyucuya temelsiz verdiği geçici vaatleri andırsa da “İyi Hissetmek” tamamen bilimsel bir altyapıya dayanmaktadır. Bu kitapta Dr. Burns, depresyonun nedenleri ve tedavisi üzerine yıllardır yapılmış çalışmaları toparlamış ve bu araştırmalardan elde edilen veriler ve kendi gözlemleri sonucu gerekli olan tedavi yaklaşımından bahsetmiştir. Depresyon ile ilgili birçok bilgiyle karşılaşılmaktadır. Maruz kaldığımız bu bilgiler her zaman tertemiz ve işe yarar boyutta olmayabilmektedir. Kitap, bu karmaşanın mümkün olduğunca en aza indirgenip sadeleşmesini sağlamış ve çok çarpıcı bir tedavi yaklaşımı olan Bilişsel Davranışçı Tedavi (BDT)’yi ayrıntıları ve geniş kapsamıyla sunmuştur. Kitap, depresyona davetiye çıkaran bazı durumlar ve baş etme stratejilerine odaklanması ve yine ondan korunmak ya da duygu durumunu yükseltecek yönde bir ilerleme kaydedebilmek üzerine yoğunlaşsa da sadece depresyon çerçevesinde oluşmamıştır. Psikiyatri profesörü Dr. Aaron T. Beck’in de belirttiği gibi bu kitap tedavinin özellikle kendine yardım ayağını açıklamaktadır. BDT’nin tedavisini içeren bu oluşum depresyon ile beraber, kaygı ve sıkça rastlanan bazı psikolojik şikâyetlerin üzerinde bilimsel araştırmalar başta olmak üzere birçok yöntemle denenmiş ve beklenenin üstünde bir gelişim kaydetmiştir. İçeriğinde geçen önemli konulardan bazıları aşağıdakileri kapsamaktadır:


  • Gün içerisinde karşılaşabileceğimiz potansiyel stresle başa çıkabilme ve önleme,
  • Sebepsizmiş gibi gelen iç sıkıntıların altlarında yatan nedenler,
  • Mevcut ya da kronik duygudurumumuzu fark edebilme ve değiştirme,
  • Özgüven oluşturma ve ataleti yenebilme,
  • Eleştiri altında olunduğunda karşılık verebilme ve duygudurumu koruyabilme,
  • Kızgınlık, suçluluk gibi benlik değeri ile özsaygıyı etkileyen kavramların dayandığı temeller ve bu değerlerin yeniden kazanılması
  •  Farkında olunmayan onay ve sevgi gibi bağımlı hale getiren gereklilik hissiyatları
  • Üzüntüden kaynaklanan depresyonda olma düşüncesi ve ‘gerçekçi’ depresyon
  • Vasat olmaya cesaret ediş: Mükemmeliyetçiliği yenme
  • Günlük hayatın stres ve gerilimleriyle başa çıkmak
  • Dolaylı yollardan da olsa sağlıklı iletişim kurma becerileri kazanma ve geliştirme

 

Peki, bunu nasıl yapmaktadır?

Burns, basit gibi görünen ancak güçlü bilimsel bir altyapıya dayanan pratik teknikleri olabildiğince açık bir şekilde göstermiştir. Tekniklere araştırma örneklerinin yanı sıra yer yer kendi hayatından, deneyimlerinden, meslektaşlarının karşılaştıklarından bolca olgu ve görüşlere yer vermiştir. Bu sayede uygulamaların teknik bilgiden çok, gündelik hayata uyarlanışını sağlayarak kolaylaştırmıştır. Bilişsel çarpıtmaların üzerinden sık sık giderek okuyucunun kavramlara aşinalığını ve farkındalık oluşumunu desteklemektedir.

Bunca kimyasal yöntemler, ilaç tedavileri, şok uygulamaları gibi ileri derecede yöntemler var olmasına rağmen depresyondan muzdarip insanın çoğu zaman tekrar aynı problemlerle karşılaşması akıllarda bir soru işareti bırakmaktadır. Bunlar dururken bir de ‘okuyarak iyileşme’ fikri gerçekten mümkün olabilir mi?

Yazarımız Dr. Burns tam da bunu istiyor, yapabiliyorsanız onu yanıltın. Uygulamaları yaptığınız halde gerçekten bir değişiklik olup olmadığını test etmenizi ve sonucunda hiçbir şey kaybedilmeyeceğini hatırlatarak meydan okumaya çağırıyor.


Bu tedavi yaklaşımını geliştirdikten sonra kitap yazma fikri depresyon hastalarının kesin tedavisini sağlamaktan çok hâlihazırda sürmekte olan tedavisine destek olmak amaçlı tasarlamıştır. Ancak yapılan araştırmalar sonucu karşılaşılan sonuç oldukça şaşırtıcı olmuştur. Prozac gibi iyi bilinen, sıkça kullanılan antidepresan ve İyi Hissetmek kitabı bağımsız değişkenlerinin uygulandığı birçok araştırma yapılmıştır. Seçkisiz atamalar yoluyla kitabı okuyup uygulayan grupların açık ara farkla bir iyileşme kaydettiği görülmüştür. Dahası,depresyonun ve yıkıcı düşüncelerin etkisi ile beraber nüks etmenin ilacın kullanımına oranla çok düşük bir ihtimal olduğu gözlenmiştir. Yani ilaç tedavisiyle atlatılan durumların geri dönüşü daha kolayken BDT ve uygulamalarının aktif kullanımı ile bu engellenebilmektedir. Bunun faydasının bilinmesinden kaynaklı olsa gerek kitabın bir bölümü önlemeye ayrılmış. Kitapta örneği verilen bir diğer dikkat çeken araştırma da Bilişsel Terapi gören hastaların, ilaç tedavide başarı sağlayan hastalardan daha hızlı gelişme kaydettiği gözlenmesidir. Terapinin bu etkisi, kendilerini toparlamak için ilaçlara güvenmek yerine onları rahatsız edenin ne olduğunu bulmayı isteyen ve üstesinden gelmeye çalışmayı tercih edenler için bir umut kaynağı olduğu sonucuna varılmıştır. Bu sonuçlar her bireyin aynı şekilde fayda göreceği ya da ilaçsız tedavi devrinin başladığı demek değildir. Durum, ciddiyet, birey farklılıkları veya zaman faktörü gibi opsiyonlar çeşitlilik gösterebilmekte ve ona göre davranmayı gerektirebilmektedir. Ancak yine de yeni ve güçlü bir yöntemin ortaya çıkmış olduğu gerçeği yadsınamaz.


BDT ve kitabın sundukları sadece bir tedavi yöntemi değildir. Yaşam kalitemizi arttıracak ve birçok noktada bilişsel çarpıtmalarımız sonucu insanın başta kendisine olmak üzere yaşamındaki çoğu insana mantık dışı bir acımasızlıkla davranmasının önündeki perdeyi aralamasına olanak sağlayacak boyuttadır. Bununla birlikte özellikle kendi hayatında ve yaşam kontrolünde söz hakkı olmak isteyen, kendine yetmek konusunda istekli olup çağdaş düşünen bireylere rehberlik etmektedir. Ayrıca bilindiği gibi günümüzde ciddi derecede popülerlik kazanan antidepresan kullanımı ve artışı söz konusudur (Aladağ ve Biçer, 2015).


Bu popülerliği uygun bulmayan, yan etki yaptığını düşünen, direkt beyin kimyasallarına etki ettiği için kullanmayı tercih etmeyen, şu ana kadar fayda görmediğini düşünen ya da herhangi bir başka sebepten dolayı ilaç kullanımı olmadan bu durumların üstesinden gelmek isteyen ya da ilaç kullansa da tedaviyi hızlandırmak isteyen bireyler de olabilmektedir. Bu bireyler için bilimsel bir alternatif yol oluşturması bakımından oldukça kıymetli olduğu kanaatindeyim.

Son olarak, bilişsel terapinin belli başlı özelliklerinden biri olan değersizlik duygunuza ortak olmayı inatla reddetmesine değinmek istiyorum. Bilişsel terapinin olumsuz kendilik imajlarını sistematik bir şekilde yeniden değerlendirmeye yönlendirmektedir. Ve Burns ekliyor:

‘İçinizde bir yerde esasen kaybeden olduğunuzu ısrar ederken gerçekten haklı mısınız?’

Kitap, farkında olarak ya da olmayarak okuyucunun kendiyle arasına çektiği soğuk ve katı perdeyi bir nebze olsun aralamasına olanak sağlayacak şekilde tasarlandığı için bile okunmaya değerdir.


Keyifli okumalar Sevgili Okur…


Kaynaklar


Aladağ, İ. Biçer, E. M. (2015). Yaşam Biçimi Tasarımında Küresel Bir Eğilim Olarak Sağlık Söylemi:      “Prozac” Örneği. ODÜ Sosyal Bilimler Araştırmaları Dergisi, 5(11), 66-88.

Bulut, S. (2010). Yetişkinlerle Yapılan Psikolojik Danışmada Bibliyoterapi (Okuma Yoluyla Sağaltım)    Yönteminin Kullanılması. Türk Psikolojik Danışma ve Rehberlik Dergisi, 4(33), 46-56.

Burns, D. (2012). İyi hissetmek. (E. Tuncer, Çev.). İstanbul: Psikonet Yayınları.


Bu içeriği paylaş:


Bir yorum yapın (Lütfen önce oturum açın.)