Kendine Has Bir Eğitim Yöntemi: Montessori Felsefesi

Montessori Eğitim Yaklaşımı, erken yaşlarda çocuğun kendi ihtiyaçlarını karşılayarak zaman içerisinde kendisine yetebilen bir birey haline gelmesi olarak tanımlanır. Buna ek olarak tanımımıza, çocukların kararlarını kendi verebilen, verdiği kararların sorumluluklarını alabilen, kendini ifade edebilen ve çalışma özerkliğine sahip bireyler olmaları için destekleyici bir eğitim felsefesi olduğunu da ekleyebiliriz. Çocuğun birey olma yolculuğu sırasında, bu eğitim yönteminin önemli özelliklerden biri de çocuğun psikolojik dayanıklılığına katkısıdır (Saki, 2020).

Özellikle erken yaşlarda ve çocuğu merkeze alan bir eğitim yöntemi olmasının yanısıra düzenli bir ortam yaratarak çocuğun bireysel öğrenimi ve özgürce kendi seçimlerini yönetebilme imkanlarını sağlar. Çocuğun psikolojik ve doğasına uygun meyilleri göz önünde bulundurularak gelişimleri desteklenir. Bu kişisel eğitim süreci ailenin katılımını da kapsar (Yavaş, 2020). 

Bu eğitim yönteminde yalnızca yöntem değil, öğrenme ve öğretim de önemli bir yere sahiptir. Dolayısıyla eğitici olacak ortamında etkisi büyüktür. Çocuğa özerklik ve yeni şeyler keşfetme imkanları sunan bir ortam son derece yardımcı nitelikte olacaktır. Renkler, malzeme, yapı ve şekiller doğal ortamda düzenlenemesede yapay ortam çocuğun gelişiminde amacına uygun yönetilebilir. Plastik, son derece kullanışsız oyuncaklar yerine ahşap vb. doğal, çocuğa zarar vermeyecek oyuncaklar tercih edilebilir. Bu aynı zamanda bu ortamda ki mobilyalar içinde geçerlidir (Kıymaz, 2020).

‘Çocukluk’ kavramı toplumsal bir kategori olarak incelenmektedir ve toplumu etkilediği gibi toplumdaki bireylerin bakış açısından da etkilenir. Çocuklar toplumla bu denli etkileşim içerisinde oldukları için çocukların özgürleşmesi yetişkinleri ve toplumu özgürleştirecektir. Çünkü topluma sağlıklı birey kazandırabilmenin ilk aşaması çocukluktan geçer (Saki, 2020).

Bu eğitim metoduna kendi adını veren Maria Montessori, bir psikiyatri kliniğinde asistan doktor olarak çalıştığı sırada, çocuklar için o dönemden son derece bağımsız ve ilginç çalışmalar ortaya koymuştur. Öğrenme güçlüğü olan çocuklarla çalışan Montessori, bu güçlüğün dahi çocukların öğrenmelerine engel olmayacağını yalnızca her çocuğun öğrenme süreçlerinin farklı olduğunu ifade etmiştir. Daha sonra çocuk odaklı, geleneksel eğitim metoduna karşın bu eğitim yöntemini geliştirmiştir. Çocuğun, doğanın bir yansıması olduğunu düşünen teorisyen Maria Montessori’nin şu cümleleri bize bu eğitim yöntemini kendi ağzından gayet net açıklamaktadır: “Çocuğu çalıştım. Çocuğun bana verdiklerini aldım ve onları ifade ettim. İşte Montessori yöntemi budur.” (Saki, 2020).

Kaynaklar

Saki, H. (2020). Montessori felsefesi ile eğitim alan 24-72 ay arası çocukların psikolojik dayanıklılıklarının incelenmesi. (Yayımlanmamış Yüksek Lisans Tezi). İstanbul Aydın Üniversitesi, İstanbul.

Yavaş, M. (2020). Montessori ve Meb okul öncesi eğitim programında eğitim gören çocukların değer düzeyleri sosyal yetkinlik ve davranışlarının karşılaştırmalı olarak incelenmesi. (Yayımlanmamış Yüksek Lisans Tezi). İstanbul Sabahattin Zaim Üniversitesi, İstanbul.

B. Kıymaz, C. (2020). Montessori eğitim yönteminin çocuk mobilya tasarımına etkisi. (Yayımlanmamış Yüksek Lisans Tezi). Başkent Üniversitesi, Ankara.

Share on facebook
Facebook
Share on twitter
Twitter
Share on pinterest
Pinterest
Share on whatsapp
WhatsApp
Share on email
Email

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Editör Girişi