Okunuyor:
Mağdur Kadınlar Neden Suçlanıyor?
Paylaş:
Image

Mağdur Kadınlar Neden Suçlanıyor?

Avatar
3 ay önce

Dünyanın her yerinde, sistematik bir şekilde, kimi zaman sessizce, kimi zaman gözler önünde kadınlar eşitsizliğe maruz kalıyor; fiziksel, duygusal, cinsel istismara uğruyor; tecavüz meşrulaştırılıyor; kadınlar ölüyor. Olayın mağdurları çeşitli sebepler öngörülerek suçlanıyor veya olumsuz tutumlara maruz kalıyor. Bu tutumlar yine insanlar tarafından inşa ediliyor. Neleri meşrulaştıracağı gözetilmeksizin… Şimdi bu bağlamda birkaç kavramı ele alalım.

Sistemi meşrulaştırma teorisi, insanların kendi çıkarlarına ters dahi olsa mevcut statüyü kaçınılmaz ve adil olarak algılamaları ve farklı seçeneklerin var olmadığına inanmaları sonucunda sistemin devamlılığını sağlama eğiliminde bulunmalarını tanımlar (Jost ve Banaji, 1994).

Toplumsal cinsiyet eşitsizliğini meşrulaştırma, temelinde bu eşitsizliği önemsizleştirmekten ve normalleştirmekten geçer; bu eşitsizliğe rıza gösterme yolunda ilerler. Daha duygusal, narin ve zayıf olduğunu iddia ederek kadınları evin içine kapatmaya ve emeğini hiçe saymaya yönelik oluşturulan ya da kadının kamusal alana çıkması mümkün olduğu halde onu görev, statü ve ücret bakımından erkeğin ardında bırakan bu inşalar erkeği ise kamusal alanda çalışıp “eve ekmek getiren kişi” olarak konumlandırmasıyla, onun özel alanda da hakimiyet kurmasına imkan vermektedir.

Tecavüz mitleri, tecavüz mağdurlarına karşı toplum tarafından sergilenen birtakım olumsuz tutumlar ve suçlamalardır (Burt,1980).  İstismarcı ve mağdura yönelik önyargı barındıran, kalıplaşmış ya da yanlış inançlar şeklinde tanımlanmaktadır. Kabul edilen mitlerin çoğunluğu gerçeğe aykırıdır. Tecavüz mitlerinin kabulü ile mağdurun damgalanması, tecavüzün normalleştirilmesi sebebiyle cinsel şiddetin sürmesi ve failin kayırılması ile büyük ölçüde ilişkilidir.

Bu mitler kapsamında suçlamaların azımsanmayacak bir kısmı iç grup tarafından meydana gelmektedir. Kadınlar tarafından yine kadınlara yönlendirilen nefret söylemleri, önyargı ve damgalamalar mağdurların kimi zaman kendilerini suçlu bulmalarına sebep olabilmekte ve içerisinde bulunulan gidişatı olumsuz etkilemektedir.

Adil dünya inancı, kişilerin başlarına gelen olayları hak ettiklerine dair inançtır. Başımıza gelen iyi şeyler bize layık; kötü şeyler ise müstahaktır. Bu inanca göre insanlar, mağdurun başına gelen olumsuzluklara aslında mağdurun kendisinin neden olduğuna inanma eğilimindelerdir. Yaşanan olumsuz bir olaydaki adaletsiz gidişat kişinin adil dünya inancını zedelediğinde, kişi içinde bulunduğu bu rahatsız edici duyguyla baş etmek için mağdurun başına gelenleri hak edecek davranışlarda bulunduğu ve zaten bu eylemi hak ettiği gibi düşüncelerle adil dünya inancını korumaya çalışabilir, mağduru suçlama davranışı da bu şekilde gerçekleşebilmektedir.

Her gün bir yenisi ile karşılaştığımız kadın cinayetleri ve istismar olaylarında, durumun kurbanları için “ o saatte orada ne işi vardı, neden bu kıyafeti giyindi?” ve buna benzer işittiğimiz her cümle, bu olguların meşrulaştırılması hatta gerekli görülmesi anlamına gelir. Unutulmamalıdır ki bu meşrulaştırmalar birbirini beraberinde getirir. Göz yumduğumuz bir eşitsizlik günün birinde bu eşitsizliğin normalleştirilmesine, bir tecavüz mitinin kabulüne, çarpıtılmış ve cinsiyetçi bir sistemin meşrulaşmasına neden olabilir. 


Kaynaklar

Burt, M. R. (1980). Cultural myths and supports for rape. J Pers Soc Psychol . 38(2),217-230.

Jost, J. T. ve Banaji, M. R. (1994). The role of stereotyping in system-justification and the production of false consciousness. British Journal of Social Psychology, 33(1), 1-27.

Yancı, F. , Polat, A.(2019). Tecavüze İlişkin Tutumların Tecavüz Mitleri, Adil Dünya İnancı, Cinsiyet Rolleri ve Demografik Değişkenler Açısından İncelenmesi. İstanbul Üniversitesi Kadın Araştırmaları Dergisi,31-50.


Bu içeriği paylaş:


Bir yorum yapın (Lütfen önce oturum açın.)