Okunuyor:
O Evlerde Kadınlar Bir Daha Gülmedi
Paylaş:
Image

O Evlerde Kadınlar Bir Daha Gülmedi

Büşra Tuncer
1 ay önce

"Evlerde nice nice cinayetler işlendi,

Ruhu bile duymadı insanların."

Behçet Necatigil

 Depresif bir dünyanın ruhsal kıtlık yaşayan insanlarından biriyim. Utancın mahkum ettiği ruhların inleyişleri, nasıl da iç sızlatan bir tını bu... Sağır evrene ses olur duvarı deşen acıların ezberlenmiş notası... Bugün nelere tanık oldu seyir defterim, nasıl da kadın acılara dokundu kalemim. 

 Aklın uçurumunda alnıma dayanıp güneşi kesen ellerim, vicdanımın değdiği evleri betimleyecektir dilerim. Alabildiğine soluksuz, alabildiğine göz yumulmuş, alabildiğine katil evleri.

 On dörtlü on beşli yaşlarda tam da ergenliğin durdurulamaz arayışı içinde gün batana kadar daracık sokaklarda yürüyüp sıcacık bir gülümsemeyle hafızama kaydetmeye çalışırdım yol üzerinde tanıştığım her evi. Merakım büyüktü dört duvarın ardında yaşananlara. 

 Ama öğrendim ki mahremiyet önemli kültürümüzde. O yüzden penceresi az, duvarı çok yaparız evlerimizi. Perdelerimiz çift katlıdır, çamaşır ipinin görünmeyen yüzüne asarız iç çamaşırlarımızı, kapılarımız her daim kapalıdır tıpkı kulaklarımız gibi. Daha çocuklukta sesini kesmişlerdir acılarımızın, dile dökülmez kadının ölüme olan başkaldırısı. Öfke, gündelik korkuların ipini çeker kıvrımlı bedenlerin derinlerinde. Şiddet kol gezerken etten örtüde, birkaç çaresiz manşetsinizdir gazetelerde. Çığlıklar duyulsa da oturma odasının bitişiğindeki yan daireden, aceleyle endişeyi bastıran bir başka ses bulunur TV'den. 

 Sonrası?

 Derin bir sessizlik... 

 Her ev başka bir kadının hikayesi, başka bir insanlık trajedisi. Nostaljinin onuruyla naftalin kokan da var, Rönesans ile birlikte aydınlanmış bilgeler de... 

 Kültlerle vicdanını susturmayı başaranlar direnirken "Ölmek istemiyorum!" diyenlere, engellenememiş nice cinayetler işlendi o evlerde. Suya yazarak savunduğumuz yaşam hakkını, kurumuş vicdanlara emanet etmenin deliliği var bugünlerde.

 


Bunları beğenebilirsiniz.

Image

Benlik Saygısı

Benlik, kendimize ait olduğuna inandığımız kesin düşüncelerimiz, kendimizi algılayış biçimimiz ve kişiliğimize yön veren kalıtsal ve çevresel etmenlerin ortak bir ürünüdür.

Image

Ve Kanser Psiko-Onkolojiyi Doğurdu!

İnsan vücudunda bulunan her bir hücre, yaşamı boyunca belirli bir sayıda bölünebilir.

Image

Psikolojik Sözleşme

Psikolojik sözleşme iş dünyasının oluşumundan itibaren varlığını sürdürmüş olsa da teorik olarak söz konusu olması 1960 yılında Argyris tarafından gerçekleştirilmiş ve literatüre katılmıştır.

arrow-up icon