Vazgeçememenin Döngüsü: Concorde Yanılımı

Neden telafilerimiz hatalarımızdan daha büyük bedeller doğurur?

Şimdi sizden gerçekleşmesi için çok emek harcadığınız fakat hiçbir zaman istediğiniz gibi sonuçlanmayan bir işi/ ilişkinizi düşünmenizi istiyorum. İçerisinde bulunduğunuz durumun rahatsızlık uyandırdığını ama geriye dönüp bakmaktan kaçındığınız için de aynı sürecin tekrarına hapsolduğunuzu hissettiniz mi? Her şey sona erdiğinde zamanı geri alabilmeyi istediğiniz oldu mu? Peki, neden yanlış yaptığımızı bildiğimiz halde yanlışımızı döngü halinde tekrar ederiz?

“Harcadığım zamanın boşa gitmesini istemedim”, “olmayacağını bildiğim halde çaba harcadım”, “işin sonunda zarar göreceğimi bildiğim halde devam ettim”… Birçoğumuz insan ilişkilerimiz ve/veya içerisinde bulunduğumuz bir iş için çevremizden buna benzer sözler işittik veya bu cümleleri bizzat biz kurduk. Hissettiğimiz şey hayal kırıklığı mıydı? Umutsuzluk? Korku? Öfke? Yerinin doldurulamayacağına dair inancımız o kadar kuvvetliydi ki daha çok zaman harcadık bu şeyin uğruna. Tanımlamasını yapamadık çoğu zaman. Vazgeçemiyorum dedik. Üstelik aşka, başarıya, hırsa atfettik. Hepsi bir yanılsamaydı.

Maddi veya manevi bir konuda istenilen şekilde sonuçlanmamasına rağmen harcanan emek;zaman;yatırım gibi sebepler dolayısıyla içerisinde bulunulan gidişattan vazgeçememek olarak tanımlanan Concorde Yanılımı teorisi, sesten hızlı olması planlanan bir yolcu uçağı olan Concorde’dan ismini almaktadır. 1962 yılında başlanılan Concorde uçağı projesinin sadece hazırlık aşaması 7 yıl sürmüş ve deneme uçuşları beklentilerin çok altında kalmıştır. Çeşitli dezavantajları olmasına rağmen çok fazla yatırım yapılması sebebiyle denemelerine devam edilen Concorde uçağı nihayet 1976 yılında kullanılmaya başlanmış ve 2000 yılında 113 kişinin hayatını kaybetmesine sebep olan ilk ve son kazasına kadar uçmaya devam etmiştir. 1996 yılında İngiliz Psikoloji Derneği’nin gerçekleştirdiği ”Düşünme” konulu konferansta Oxford Üniversitesi davranışsal ekoloji profesörü olan Alex Kacelnik’in “yanılım” eklemesi ile Concorde Yanılımı literatürde yerini almıştır.

Geçmiş yatırımlarımıza tutunma ihtiyacımız kimi zaman aldatıcı olabilmektedir. Mantığımızın yapmış olduğu kar- zarar hesaplaması, karmaşık duygularımız ve hayati ikilemlerimiz için yetersiz kalmaktadır. Geçmişte harcanan zamanın telafisi yoktur. Bununla beraber, bir yanılımın deneyime dönüşebilmesi ancak farkındalıkla gerçekleşecektir çünkü umut duymak geleceğe mahsustur. Yüzümüze çarpan kapı bize o durum içerisindeki son çaremizmiş gibi görünebilir. Yalnızca bizim başımıza geldiğini düşündüğümüz bu olumsuz gidişatın farklı versiyonlarını milyonlarca kişi yaşamıştır aslında. Açılan kapı da ayağa kalkmak için attığımız her adım da yanılımı geride bırakmak anlamına gelir. Asıl soru şu: Aynı kapıyı çalmaya devam mı edeceğiz; yoksa açılan kapıyı görüp içeri girebilecek miyiz?

Share on facebook
Facebook
Share on twitter
Twitter
Share on pinterest
Pinterest
Share on whatsapp
WhatsApp
Share on email
Email

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Editör Girişi